euroleague etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
euroleague etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Fenerbahçe Erkek ve bayan basketbol takımları çok önemli maçlar yaptılar. Bayan Basketbol takımı Fiba Euroleague çeyrek final rövanş maçında UMMC Ekaterinburg takımıyla,erkek basketbol takımı da Teknosa Türkiye Kupasında Türk Telekom ile karşılaştı.

Bayan Basketbol takımımız ilk maçta farklı yenildiği Rus ekibi karşısında oldukça iyi bir maç çıkarmasına rağmen mağlup oldu.Rus takımı çok iyi bir kadroya sahip olmasına rağmen seriyi en azından 3.maça taşıma şansımız vardı.İkinci yarının başında farkı 17 sayıya çıkarmamıza rağmen, ikinci yarıda yuna ağırlığını koyan eski oyuncumuz Cappie Pondexter önderliğindeki UMMC Ekaterinburg takımına 70-68 mağlup olarak elenemekten kurtulamadık.Yine de Kraliçelerimize teşekkür ediyoruz.

Erkek Bsketbol takımızı ise Teknosa Türkiye KUpası çeyrek finainde Türk Telekom'u farklı mağlup ederek yarı finale yükseldi.Takımımızın bu maça oldukça iyi hazırlandığı ilk periyottan itibaren belli oldu ve maç boyunca rakibe üstünlüğümüzü kabul ettirerek 84-63'lük skorla kazanmasını bildik.Yrı finaldeki rakibimiz ise Efes Pilsen oldu.Bu kupayı çok istiyoruz ve rakibin önemi yok.İnşallah hafta sonunu kupayla kapatan ekip biz oluruz.Takımımıza başarılar diliyorum.


Devamı...>>

Her şey güzeldi Caferağa'da, güzel de başlamıştı aslında. İlk maçtaki gibi yüksek yüzdeyi bulamayan Ekaterinburg'a karşı, Fenerbahçe topu doğru pozisyonlarda içeriye indirerek boyalı alandan sayılar üretti. Hani bir basketbolsever olarak Gundars Vetra gibi bir coachun çaresiz şekilde kıvrandığını görmek ilginç bir durumdu bu dakikalarda.

İkinci yarı ile birlikte coach Vetra yapması gerekeni, Haydar Kemal Ateş ise yapmaması gereeni yaptı. Vetra hücumda tempoyu arttırıp Cappie'yi bir numaralı hücum opsiyonu olarak kullandı ve bunu da yaptıkları güzel alan savunması ile süslemeyi başardı. Haydar hoca ise 3 uzuna dönerek bana göre yanlış bir seçim yaptı. Cappie son 2 sezonu Caferağa'da geçirdi, Esmeral, Birsel, Nevriye gibi oyunculara karşı yaptığı antrenmanın hesabı yok ayrıca. Yani Vetra'nın elinde kullanabileceği yegane silahtı. İlk yarıda oyun planından taviz vermemeye çalışan Ekaterinburg'a karşı Fenerbahçe çok iyi karşı koyup, üstüne doğru pas ve şut seçimleri ile sayılar bulunca devreyi 44-31 önde geçti. Ama anlam veremediğim bir şekilde 3 uzuna dönen Fenerbahçe, bu kararında ısrar edince 3. çeyrekte fark yavaş yavaş eridi. Son çeyrekle birlikte öne geçen Ekaterinburg bu avantajı bırakmadı. Herşeye rağmen Birsel'in son saniye 3'lüğü girseydi, Fenerbahçe şu an Rusya'da nasıl oynayacağının planlarını yapıyor olacaktı.

Euroleague sezonunu genel olarak değerlendirecek olursak, bence son yılların en kötü Final Four'larından biri oynanacak, şu an itibariyle Halcon Avenida, UMMC Ekaterinburg, MKB Euroleasing Sopron takımları turu geçtiler. Gecenin benim açımdan şaşırtıcı olmayan skoru ise evinde Spartak Moskova'yı 73-71 yenen Ros Caceres'ten geldi, bu seriden çıkacak takımın şampiyonluğun en büyük favorilerinden olduğunu düşünüyorum. Aslında görülen formül çok basit 4 iyi yabancı rotasyonu ile başarılı olmak Final Four'a kalmak hatta ve hatta kupa kazanmak mümkün. Fenerbahçe maalesef yabancı seçimlerindeki hatalardan dolayı bu noktadan ileriye gidemedi. Ancak bugünkü maç bir kez daha gösterdi ki, Fenerbahçe takımının kadro kalitesi (Ajavon ve Smith'i de eklerseniz) Türkiye Bayan Basketbol Ligi'nin cidden tartışmasız en iyisi.

Son 3 senedir Avrupa'nın en iyi 8 takımı arasına giren, çeyrek finallerde eşleştiği Avrupa'nın köklü kulüplerine , zaman zaman adeta basketbol dersi veren Fenerbahçe Bayan Basketbol takımı ile herşeyden önce bir basketbolsever olarak gurur duyuyorum. Ayrıca bir Fenerbahçe taraftarı olarakta bize bu mutluluğu yaşattıkları için hepsine teşekkür ediyorum.

Yazımın sonuna maçtan sonra karşılaştığımız saygıdeğer ağabeyimiz FB TV spikeri Ömer Koçsan'ın söyledikleri ile bitireyim. Abi ne yazayım ben buna şimdi diye sorduğumda verdiği cevap aynen şuydu. " Coach Gundars Vetra çok büyük bir coach , ilk yarı uyguladığı oyun planlarının hiçbiri tutmayınca, ikinci yarı Cappie'ye hadi kızım çık ve maçı al dedi, o da çıktı ve aldı "


Devamı...>>


Euroleague Top 16’ya kalma başarısını gösteren Fenerbahçe Ülker,bu turda zorlu bir gruba düşmüş ve çokta kötü bir fikstür çekmişti.Kendi sahasındaki ilk maçında kupanın favarosi CSKA’ya yenilen Fenerbahçe Ülker, sonraki maçında deplasmanda İtalyan temsilcisi Siena’ya da yenilmekten kurtulamamıştı.

Herşeyin bitebileceği bir anda bu hafta Cİbona Zagreb depasmanından hayati bir galibiyet ile döndü Fenerbahçe Ülker. Bence Fenerbahçe Ülker için ilk sekize çıkma mücadelesi bu maçla beraber başladı. Şimdi grupta arka arkaya iki kez kendi sahamızda maça çıkacağız. İki tane final maçı yani.İlk maç yine Cibona Zagreb ile olacak.Deplasmanda yendiğimiz Hırvatları İstanbul’da da yenersek onları saf dışı bırakacağız.Onların da son şansı olması bakımından bu maçın oldukça zorlu geçeceği şimdiden belli.Biz Cibona ile karşılaşırken CSKA da Siean’yı konuk edecek. İtalya’da ki maçı kazanmayı başaran Siena deplasmanda galip gelemeyecektir bence.Böylelikle Top 16, 5. haftasına H rubunda CSKA 3 galibiyetle lider,Siena ve Fenerbahçe Ülker 2’şer glibiyetle ikinci ve üçüncü,Cibona da tek galibiyetle dördüncü olarak girecek.794.

Yani bu durumda Fenerbahçe Ülker gruptan çıkma mücadelesinde kendi sahasında Siena ile hayati bir maça çıkacak. İlk maçta son periyoda farklı sonucla geride girdiğimiz maçtan 8 sayı farkla mağlup ayrılmıştık.Siena’yı geçebilmek için burada en az 9 sayı fark yapmamız lazım. Belkide deplasmanda son periyotta farkı kapatmamız turun anahtarı olacak… Alınacak 9 sayı farklı galibiyetle Fenerbahçe Ülker geçen seneki gibi Euroleague’de çeyrek finale yükselme başarısı gösterecek.

Bu iki kritik final haftasında biz Fenerbahçe taraftarına büyük iş düşecek tabiki. Abdi İpekçi Spor Salonu bu iki ahfta da belki de tarihi günlerini yaşayacak.İnanıyorum ki Büyük Fenerbahçe Taraftarı kendisine düşeni fazlasıyla yapacak ve takımlarını bu hayati maçlarda yalnız bırakmayacaktır. Yönetimimiz de mutlaka bir takım düzenlemeler yapacaktır bu maçlar için.

Takımımıza şimdiden başarılar diliyorum.Bu maçlarda takımımızı yalnız bırakmamamız gerektiğini bir kez daha hatırlatıyorum. Hep beraber el ele Çeyrek Finale yükselelim.


Devamı...>>

 

Maçtan önce bir ton analiz yapılır, istatistiklere bakılır, geçen maçlarda ortaya konulan oyun karakterine bakılır ve ona göre tahmin yazarız. İşte Cibona takımının en etkili yeri şurası , Fenerbahçe takımının etkili bölgesi burası vs. diye karşılaştırmalar yaparız. Ama sahaya çıktığınız anda o yazılanların hepsi biter ve gerçekler başlar. Cibona takımının üç kısası çok etkileyici şut performansına sahip isimlerdir ama o gün tutukluk yapabilirler. Tıpkı dün olduğu gibi. Fenerbahçe takımının genel ortalamasına baktığınızda çok fazla 3 sayılık atış deneyen bir takım olduğunu görürsünüz ve yüzdeli atarsa çok rahatlar diye düşünürsünüz ama , o takım kalkar o gün kendi ortalamasının çok altında 3 sayılık atış dener. Tıpkı dün akşam olduğu gibi.


794 Çok basit iki istatistik vereceğim , Fenerbahçe Euroleague genelinde maç başına 24,3 üç sayılık atış deneyen bir takım. Ancak Top 16 başladığından beri bu ortalama (Top 16 ortalaması yani) 16'ya düşmüş durumda. Buradaki en büyük faktör Gricek'in takıma dönmesiyle , takımın dış şuttan ziyade penetrelerle sonuca gitmesini sağlayan bir sisteme geçmiş olması. Hemen diğer çarpıcı istatistiksel bilgiyi de Cibona Zagreb için verelim . Dün akşam Cibona takımı 2/12 gibi rezalet bir üç sayı yüzdesi ile oynadı, hani normal şartlarda herhangi bir Hırvat takımından bile beklenmeyecek kadar kötü bir yüzde.
Aslında tüm bunların sebebi, bu maçın izleyenleri de oynayanları da uyutan bir tempoda oynanması oldu. Deplasman takımı olarak Fenerbahçe'nin doğru yaptığı birşeydi bu. Zira hızlı hücumlar olmayınca Cibona takımı Fenerbahçe Ülker savunmasını dengesiz yakalama fırsatı bulamadı, Tanjevic'in son derece mantıklı bir seçimle Prkacine'e yardım getirtmemesi sayesinde de Cibona takımı o alıştığı boş 3 sayı fırsatlarını yakalayamadı. Zaten bir ara Cibona takımının seti topu Prkacin'e ver, arkasına Semih'i alıp potaya yüklensinden ibaretti. İşte tam bu noktada Perasovic'in bir çok yorumcuya göre intihar olan alan savunmasına geçişi Cibona'yı bitirdi. Bana göre ise, Perasovic sürekli edilen penetrelerden dolayı uzunların faul problemine girmesine çözüm bulmak için denedi bu savunmaya , hedefi içeri inen topları kesmek ve Fenerbahçe'yi dengesiz dış şutlara yöneltmekti. Zira alan savunmasına geçtiği sırada takımın üç pivotundan iki tanesi 4 faulde, Prkacin'de 3 fauldeydi. Ancak Perasovic'in gözden kaçırdığı nokta esasen bu uzunların faul problemine girmesine neden olan penetrelerin ön alanda savunma yapan Calloway ve Anderson ikilisinin bu savunmayı yeterince iyi yapamamasıydı. Fenerbahçe Ülker bu duruma topu içeri indirerek yanıt verdi , özellikle alçak postta uzunların birbirleri ile olan pas trafiği Cibona'yı bitiren unsur oldu, üstüne bir de Mirsad'ın şanslı 3 sayılık basketi binince Fenerbahçe Ülker fişi çekmiş oldu.
Genel olarak her iki takımın da, iyi savunma yaptığı ama bu iyi savunmaya karşılık buldukları hücum fırsatlarını hoyratça harcadıkları bir mücadele oldu. Bu galibiyet Fenerbahçe Ülker için hayat öpücüğü olurken Cibona takımını biraz daha ateşe attı. Ama bu galibiyete en çok üzülen takım Siena oldu sanırım, zira Fenerbahçe'nin alacağı mağlubiyet devreden çıkmasını sağlayacaktı , şimdi işler değişti ve Siena kara kara düşünmeye başladı , zira önlerinde Moskova ve İstanbul gibi çok kritik iki deplasman var.

 

Share this post :


Devamı...>>


Fenerbahçe Ülker Top 16'ya istediği gibi başlayamadı. Gerçi Top 16'nın istisnasız en zor grubuna düştükleri gerçeğini düşünürsek alınan iki mağlubiyet çok da şaşırtıcı değil. Esas şaşırtıcı olan bu iki maçta ortaya konan yetersiz performanns oldu. Bütün bunların üstüne hafta sonu alınan Mersin BŞb mağlubiyeti de eklenince, herkesin kafasında acaba Cibona maçı Fenerbahçe Ülker'in bu seneki Euroleague macerasını bitiren maç mı olacak sorusunu doğurdu.

erkekbasket

Şimdi temcit pilavı gibi aynı şeyleri söylemek istemiyorum ama , Green ile bu işin olmayacağı daha transfer edilirken belliydi. Esasen Tanjevic'in aklında Green'i minimum kullanıp Gricek'ten faydalanmak vardı , ama Hırvat yıldızın uzun süreli sakatlığı hesapları bozdu. Şimdi içinizden "yahu her mağlubiyet Green'e bağlanır mı" diyebilirsiniz. Ben zaten ona bağlamayacağım , esasen Fenerbahçe Ülker'in iki senedir çözemediği sorun 4 numarada çünkü. Maalesef Mirsad yaşlandı, ki yaşlanmadan önce de şutu olan atletik uzunlara savunma yapmazdı doğru düzgün zaten. İki senedir bu işi çözemedi Fenerbahçe Ülker, bu sezon da Euroleague'in ilk etap maçlarında o noktada çok sıkıntı yaşadılar. Üstüne bir de Green faktörü eklenince savunma hattında iki koca delikle oynuyor Fenerbahçe Ülker resmen.
Cibona maçında bu iki delikle ne yapar Fenerbahçe Ülker ona bakmak lazım. Öncelikle ben Guard savunmasında zorlansalar da bir şekilde altından kalkacaklarını düşünüyorum. Zaten bunu başaramazsa işi çok zor , çünkü Cibona takımının esas yükünü Anderson, Calloway ve Davor Kus çekiyor. 2.21'lik pivot Bruno Sundov sorun gibi gözükse de, esas sorun Niksa'da. Yıllarca Efes Pilsen'de de izlediğimiz tecrübeli pivot ciddi bir tehdit , ancak gene de ben Fenerbahçe Ülker'in pota altının Cibona'dan çok daha etkili olduğunu düşünüyorum. Dış adam savunmasındaki tek delik ise Green olarak gözüküyor , zira gözüken Calloway ya da Anderson'dan birini Ömer Onan ile tutacağı Tanjevic'in. Eğer bu üç oyuncu aynı anda sahada olursa iş Green'in ya da o an guard olarak oynayan oyuncuların (Mrsic ya da Emir) Davor Kus'u nasıl savunacağına bakıyor.
Fenerbahçe Ülker için geçen sezonda , buradan dönmez bu maçı zor alır dediğimiz maçları oldu ama yanıldık , umarım bu sefer de yanılırız. Ancak son iki üç maç performansına bakarak konuşursak umarım demek bile fazla iyimser kaçıyor.


Devamı...>>
EkleBunu Sosyal paylaşım Butonu