Uzun süredir kurumsallaşma ve futbol şubesinin yeniden yapılanması gerektiği fikrini savunuyorum. Gerçi birçok arkadaşımız benden farklı düşünmüyor.
Bu seneki hoca seçiminin zamanlama olarak bu yapılanma için bir milat olacağını düşündüğümden; Scolari, Rijkaard ve Daum gibi isimlere hiçbir zaman sıcak bakmadım.
Çünkü bu isimlerin backgroundların da çalıştıkları kulüplere bu tarz özellikler kazandırmışlıkları yok.
Bu seneki hoca seçiminin zamanlama olarak bu yapılanma için bir milat olacağını düşündüğümden; Scolari, Rijkaard ve Daum gibi isimlere hiçbir zaman sıcak bakmadım.
Çünkü bu isimlerin backgroundların da çalıştıkları kulüplere bu tarz özellikler kazandırmışlıkları yok.
Bizim yapısal yaşadığımız bu sorun aslında günümüzde yönetimin ve çalışan teknik direktörlerin en büyük sıkıntısı. Gerek kulübün medya ile ilişkileri gerekse taraftar ile olan iletişimi de düzensiz yapılaşmadan kaynaklanıyor. Birçok arkadaşımız Aziz Yıldırım varken bu tarz değişimlerin yaşanmayacağını savunuyorlar bence de çok haksız değillerdi bu yüzdende gelecek Teknik direktör ün bir Derwall veya Gordon Milne gibi bu tarz değişimleri kendi imkânlarıyla ve çalışma prensipleriyle oturtması gerektiğini savunuyordum.
Biliyorum ki bu tarz bir düşünce yönetim dede vardı bu yüzden özellikle bahsedilen tarza uygun hocalar ile ilgili çeşitli çalışmalar yaptılar ama gerek maddiyat gerekse bu isimlerin Türkiye’yi tercih etmemesi yüzünden bu isteklerini gerçekleştiremediler.
Özellikle Ali Koç, İlhan Ekşioğlu, Abdullah Kığılı gibi kurumsal yapılarda çalışmış insanların şahsım adına vizyonlarının bu kadar dar olamayacağına inanıyordum, benim için Daum tercihi özellikle yönetimin seçim sürecinde kongre üyelerinden destek isterken ortaya koydukları söylemlerle hiç örtüşmüyordu bu nedenle Daum olayı dillendiğinde kendi adıma 3 senede şampiyon olsak ben bir daha başkana oy vermem dedim. Bu düşüncemi de söyleyebileceğim kişilere ilettim.
Benim neden Daum soruma verilen cevap bu sene mutlaka sportif başarı gerekli yoksa düşündüklerimizi yapma şansımız hiç olmayacak şeklindeydi.
Gene kongre zamanı bahsedilen yeniden yapılanmayla ilgili asıl benim takıldığım kısımla ilgili soruyu tabii ki sordum. Bu konuda da aslında dışarıdan değerlendirmelerimin yanlış olduğuna emin oldum.
Öncelikle Aykut Kocaman ile ilgimiz yeni veya Tesadüfî değil Duamdan önce konuşulan Td içinde kendisine yardımcı hocalık teklifi iletilmişti ancak kendisi bence de haklı nedenlerle kabul etmemişti prensip olarak. Burada Aykut a 2. adamlık teklif edilme nedeni yukarda saydığım işlerin Td ün yapacağının hesaplanmasıydı ama gelişen süreçte birçok yapılanmayı yönetim yapmak zorunda kalacağından Aykut hoca farklı bir görev tanımlamasıyla belki Kulübümüzde ilk defa sportif direktörlüğe getirilecek.
Sportif Direktörlükten çıkarılan anlam klasik Td ü seç filan değil, Aykut kendi tespit edeceği Fenerbahçeli kimliğe sahip bir ekip kuracak. Burada ekibin görevi basın sözcülüğü, alt yapıların organizasyonu, yerli futbolcuların takibi istatistiklerinin tutulması, samandıranın yeniden organizasyonu, genç oyuncular, kurulmuş olan scout sisteminin genişletilip daha aktif kullanılması vb. birçok görevi yerine getirecekler.
Aslında bu sayede Başkanın ve Yönetim kurulunun üstünden ciddi bir yükü kaldırmış olacak bu ekip.
Aykut la birlikte düşünülen bir başka isim Rıdvan dilmen şu anda bu yapı içerisinde yer almasa da bence ilerleyen süreçte farklı görev tanımlamalarıyla gene kulübe ciddi katkı yapacak. Kendisinin İngilizce öğrenmek ve spor yöneticiliği ile ilgili kurslara katılmak için bir süredir İngiltere’ye gittiğini biliyoruz hatta bu işin arkasında Başkanın olduğu da söyleniyor.
Aykut’un ne Daum un üstünde nede altında olması planlanmış, direkt başkana bağlı şekilde çalışmalarını yürütecek en azından şu geçiş dönemlerinde yapı oturana kadar kendilerine bir yöneticimiz ve başkan yardımcı olacak.
Aykut düşüncelerini ve planlarını başkanla paylaşacak burada yaptırım gücü Aykut değil başkan zaten tekrar sahaya iniyorum derken de buna vurgu yapıyordu bence.
Daum futbol takımının başarısından sorumlu olacak tek işi futbol takımı başka derdi tasası olmayacak, Aykut ve ekibi geri kalan tüm iletişim, alt yapı vb. işleri yürütecek bunların üstünde de Başkan yaptırım gücü olacak.
Belki bu sene en basit noktada olacak bir çok şey oturması zaman alacak ama gene benim yönetimi suçladığım 11 senede bu camiadan 1 td veya 1 menajer yetiştirememek başarısızlıktır söylemime nazire edercesine ileriki yıllara yatırım yapılacağı da garanti.
Aykut doğru isim midir? illaki çok konuşulacaktır ancak bu kulübe yabancı bir CEO veya Genel menajer getirmek yerine hakiki Fenerbahçelilerin yetiştirilmesi bir çok şeyin daha kalıcı ve sürdürülebilir olmasını sağlayacaktır.
Geç kalınmış bir başlangıç gibi görülse de yönetim bence en doğru kararı vermiştir. Kendilerinin taşın altına ellerini koymaları Aykut ve diğer katılacak isimleri de cesaretlendirmiştir. Bu seneden sonra ben çok daha umutlu olarak ileri yıllara bakabiliyorum.
Daum un gelmesi kısa sürede başarı için gerekliydi, çünkü Cl ye katılamayan halka açık bir yapının ekonomisinin güçlü olması bu senede gördük ki çok mümkün değil bu nedenle yapılanma ile birlikte başarıda olmaz ise olmazlardan bu nedenle de sportif anlamda başarı için Daum doğru isimdir.
Basın ile ilişkiler için futboldan gelen bir fenerbahçelinin olması gerek taraftar gerekse basın için çok daha iyi olacaktır , bu tarz bir yapı hem Td ün hemde yönetimin üstünden ciddi bir baskıyı kaldıracaktır.

0 yorum
Yorum Gönder